Tasarım, Kodlama, Premium Accounts

Tasarım, Kodlama, Premium Accounts


    Ergenekonizm

    Paylaş
    avatar
    Trouble
    R00T

    R00T

    Aktiflik :
    950 / 999950 / 999

    Erkek
    Mesaj Sayısı : 1985
    Yaş : 25
    Uzmanlık : PS , PHP , HTML ,
    CSS , C , Tasarım
    Ruh Hali :
    Kayıt tarihi : 14/07/07

    Kişi sayfası
    CeuPuan: 999999999

    default Ergenekonizm

    Mesaj tarafından Trouble Bir Cuma Şub. 19, 2010 4:49 am

    Derin Devlet ve Ergenekonizm


    Derin devlet, son yıllarda ülkemizde çok tartışılmasına, sağda solda cephanelikler ve cesetler bulunmasına rağmen, çok bilinmeyenli, bir denklem olarak gizemini korumaktadır. Kimisine göre böyle bir şey yok; bu kavram devletin kirli işlerini örten bir maskedir. Kimisine göre, vardır fakat yeterince derin ve milli değildir. Niteliğine gelince, kimisine göre devlet içinde yuvalanan bazı çetelerdir. Kimisine göre ise, yerli ve yabancı istihbarat teşkilatlarıdır. Kimisine göre ise, kökü Teşkilat-ı Mahsusa’ya hatta Hasan Sabbah’a dayanan tarihi bir oluşumdur. Varlığı ve niteliğinin yanında teşkilatlanması da bir o kadar gizemli ve bilinmezlerle doludur. Kimi zaman bir dernek, kimi zaman emekli bir bürokrat, kimi zaman bir avukat, kimi zaman bir parti yetkilisi ve kimi zaman da henüz reşit olmamış bir çocuk olarak karşımıza çıkar. Nitelik, nicelik ve yapı itibariyle bu kadar çeşitlilik arz eden oluşum(lar)ın tek merkezden kumanda edilmesi imkânsızdır. Bu nedenle, bir terör örgütünün yanında, gerçekte var olan totaliter bir ideoloji,“Ergenekonizm”dir.

    Bu güne kadar resmi kişilerin yapmış olduğu farklı tanımlamalardan aslında sadece bir terör örgütünün olmadığı anlaşılmaktadır. Demirel, 2005 yılında “Derin devlet, sadece devletin bazı kurumlarından ibaret değil. [Bir de] Çökme korkusu... Bu korku derin devletin kökünde yatar...” Ömer Lütfü Mete, derin devlete mal edilen olayların tek merkezden yürütülmediğini iddia ederek, bir şekilde bir dizi terör örgütlerinin varlığı veya Ergenekonizme işaret etmektedir. “Ortada komplolar var ama senaryo tek elden çıkma değil. Bir sürü küresel ve bölgesel mizansen bir tek drama merkezince tasarlanmış olamaz.” Ümit Özdağ da “Derin devletin” ne olduğunu bu kavramı kullanan 100 kişiye sorsanız 100 belki benzer ama farklı cevap alırsınız.” Özdağ’ın analizi aslında bu yapının bir örgütü aşan bir yapı olduğunu göstermektedir.

    Richard Whelan’ın “Al-Qaedaism: Threat to İslam, Threat to the World” kitabında, “el-Kaide’nin değil, el-Kaideizmin” gerçek tehdit olduğu vurgulanmaktadır. Yani gerçek tehlike, modern medeniyetleri tehdit eden terörist bir gruptan değil, öncelikle İslam’ı tehdit eden totaliter bir ideolojiden kaynaklanmaktadır”. Türkiye’de de Ergenekon Terör Örgütü ile birlikte, asıl mesele, demokrasiyi tehdit eden totaliter bir ideolojinin yani Ergenekonizmin varlığıdır.

    Ergenekonizm çok tehlikeli bir olgudur. Zira, devletin veya devlet organlarının kontrol ettiği ve yönlendirdiği bir “gladyonun”, zamanı gelince tasfiyesi ve demokrasi içinde eritilmesi mümkünken, Ergenekonizm ideolojisinden ilham alan çeşitli çete, dernek, grup ve Rüşen Çakır’ın ifadesiyle yalnız kurtlar, devletin de kontrolünün dışında olduğundan her zaman demokrasiye ve topluma hatta devletin kendisine gerçek bir tehdit oluştururlar.

    Richard Whelan’ın El—Kaideizm için yaptığı tasnif gibi, Ergenekonizm ideolojisini taşıyanları üç grupta toplamak mümkündür. Birinci grup, resmi kişilerin tanımladıkları ve belirli bir hiyerarşi içinde olan derin devlet ya da Ergenekon Terör örgütüdür. İkinci grup, Ergenekonizmden etkilenen ve onunla aynı ideolojiyi paylaşan yasal ve yasadışı gruplar, dernekler, partiler ve yalnız kurtlardır. Üçüncü grup ise, Ergenekonizm ideolojisine sahip fakat aktif militan olmayanlardır. Bu nedenle, toplumda bazı kişiler bir terör örgütüne ait bir dizi emare ortaya çıkmasına rağmen, hala avukatlığa soyunanlar, hafife alıp dalga geçenler ve gündemi sapmaya çalışanlar vardır. Çünkü bunlar bir şekilde Ergenekonizm ideolojisini taşıyan belki bir kısmı aktif ama büyük bir kısmı militan olmayan kişilerdir.

    Bugün Ergenekonizm ideolojisini taşıyan grup ve kişilerde, Hasan Sabbah’ın Haşhaşiyun denilen fedailerinde olduğu gibi, öfke ve öç alma hakim bir duygudur. Bunlar hala Osmanlı döneminde, kaybedilen toprakların öfkesini taşımaktadır. Her gün okul, medya ev toplantılarında propagandası yapılan savaş ve tarihteki kayıplar bu öfkeyi canlı tutmakta ve Ergenekonizme sempatizan ve fanatik yetiştirmektedir. Amaçları, toplumda İslam’ın ve batının etkisini azaltmaktır. Toplumda tek ideoloji ve manevi aracın milli semboller ve mitlerin olması gerektiğine inanırlar. Bu nedenle hem İslam’a, hem de Batıya, daha doğrusu yabancı gördükleri her şeye -insanlar dahil- düşmandırlar.
    Sonuç olarak, Aktif derin bir terör örgütünün – ETÖ’nün- varlığı tartışma götürmez bir gerçek olmasının yanında, Ergenekonizm denen totaliter bir ideolojinin varlığı ve bu ideolojinin geniş bir hinterlanda sahip olması demokrasi ve ülke barışı için büyük bir tehdittir. Ergenekonizm ideolojisini en güçlü kılan şey, resmi ideoloji ile örtüşmesidir. Bu tehdidin giderek büyüdüğü, aktif militan sayısının arttığı ve demokrasi, toplum, insan hakları ve hatta devletin bizzat varlığını tehdit ettiği bir olgudur. Özün özü, gerçek tehlike Ergenekon Terörö örgütünden ziyade, Ergenekonizm denilen totaliter bir ideolojinin varlığıdır. Ve bu tehditle baş etmenin tek yolu hukukun üstünlüğü ile mümkündür.










    ™ Haddinizi Bilmeniz Yeterli
    avatar
    h0xie
    Yeni Kullanıcı
    Yeni Kullanıcı

    Aktiflik :
    10 / 99910 / 999

    Mesaj Sayısı : 24
    Uzmanlık : Null
    Kayıt tarihi : 21/02/10

    default Geri: Ergenekonizm

    Mesaj tarafından h0xie Bir Paz Şub. 21, 2010 5:22 am

    güzel bir makale

      Forum Saati Ptsi Ocak 22, 2018 4:01 pm